aof Verginin Tarhı, Tahakkuku ve Ödenmesi ders notları ders özet

açıkögretim 1.sınıf ders notları ders özetleri açıkögretim 1.sınıf kamu yönetimi ders notları ders özetleri indir yükle cıkmış ara sınav soruları cvpları cıkmış vize soruları cevapları indir aofforum alıntıları açıkögretim cıkmış final soruları
aof Verginin Tarhı, Tahakkuku ve Ödenmesi ders notları ders özetleri


Verginin Tarhı, Tahakkuku ve Ödenmesi

Verginin tarhı, vergi alacağının, kanunlarında gösterilen matrah ve nisbetler üzerinden vergi dairesi tarafından hesaplanarak bu alacağı miktar itibariyle tesbit eden idari bir işlem olarak tanımlanmaktadır. G.V.K.'nda ikmalen, re'sen idarece vergi tarhı açıklanmaktadır. Tarh yeri ilke olarak mükellefin bulunduğu yer vergi dairesidir. Bazı özel durumlarda tarh yeri değişebilir. Tarhiyatın muhatabı verginin mükellefi olan gerçek kişilerdir. Bazı hallerde kanuni temsilciler tarhiyata muhatab olurlar. Gelir Vergisinde vergilendirme dönemi takvim yılıdır. Ancak gelir elde edildiği yıl vergilendirilmez. Gelir türlerine göre beyanname izleyen yılın Şubat veya Mart ayı içinde verilir. Tarhiyatın ne zaman yapılacağı kanunlarda belirlenmiştir. Gelir Vergisi Kanununda, kaynakta kesilen vergilerin, vergi alacağının, geçici verginin yabancı ülkelerde ödenen şahsi vergilerin hesaplanan gelir vergisinden mahsup edileceği (indirileceği) açıklanmıştır. Gelir Vergisi, beyannamenin verildiği aydan başlamak üzere iki eşit taksit halinde ödenir.

Vergi Güvenlik Önlemleri


Çağımızda vergilemeye esas teşkil edecek matrahların mükellef tarafından tespit edilerek beyanı yöntemi giderek yayılmıştır. Türk Gelir Vergisi de beyan esasına dayanmaktadır. Vergiye tabi gelir bizzat mükellef tarafından tespit ve beyan edilir. Her mükellefin beyanının doğruluğunun kontrolu için tüm mükelleflerin kayıtlarının incelenmesi en ideal yöntem olmasına rağmen bu imkânsızdır. Bu nedenle gelir vergisi kanununda mükelleflerin beyan edecekleri gelirlerin belirli sınırın altına düşmesini önlemek amacıyla çeşitli vergi güvenlik önlemleriyle ilgili hükümlere yer verilmiştir. Gelir vergisi içersinde daha önce asgari zirai kazanç, asgari zirai vergi gibi güvenlik önlemleri varken bu önlemler 1999 yılından itibaren uygulamadan kaldırılmıştır.



Kurumlar Vergisinin Konusu, Mükellefleri, İstisna ve Muafiyetler


Kurumlar vergisinin konusu, özel niteliği olan bazı kurumların elde etmiş oldukları kurum kazançlarıdır. Kurum kazancı Gelir Vergisi Kanununda yer alan yedi kazanç ve irat türünden oluşur ve kurum kazancı başlığı altında toplanır. Kurum kazancının vergilendirilmesinde G.V.K.'da ticari kazancın vergilendirilmesine ilişkin hükümler uygulanır. Kurumlar vergisinin mükellefleri K.V.K.'nun birinci maddesinde sayılan sermaye şirketleri (anonim, sermayesi paylara bölünmüş komandit; limited şirketler, menkul kıymetler yatırım fonları), kooperatifler (üretim, tüketim, kredi, yapı ve şahıs kooperatifleri gibi), iş ortaklıkları, iktisadi kamu müesseseleri, dernek ve vakıflara ait iktisadi işletmelerdir. Aynı zamanda bu mahiyetteki yabancı kurumlar da, vergilemede eşitlik ilkesinin zedelenmemesi için kurumlar vergisinin kapsamına alınmışlardır. Kurumlar Vergisinde, gelir vergisinde olduğu gibi, iki tür mükellefiyet vardır: Tam mükellefiyet ve dar mükellefiyet. Tam mükellef kurumlar kanuni veya iş merkezi Türkiye'de bulunan kurumlardır. Bunlar, Türkiye'de ve yurt dışında elde ettikleri tüm kazanç ve iratları üzerinden vergilendirilir. Dar mükellef kurumlar ise kanuni veya iş merkezi Türkiye'de bulunmayan kurumlardır. Bunlar yalnızca Türkiye'de elde ettikleri kazançları üzerinden vergilendirilirler. Kurumlar vergisinde çeşitli istisna ve muafiyetlere yer verilmiştir.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) | Yorum yaz | Arkadaşına Gönder

0 yorum yapılmıştır
« Önceki Yazılar :|: Sonraki Yazılar »
DayaN KalbiM DayaN
bu blog meteoman tarafından 24.03.2009 tarihinde açılmıştır Toplist
EkleBunu RSS Ekle Butonu