ticaret hukuku kısa ders özetleri
ticaret hukuku kısa ders özetleri
açıkögretim 1.sınıf ders notları ders özetleri açıkögretim 1.sınıf kamu yönetimi ders notları ders özetleri indir yükle cıkmış ara sınav soruları cvpları cıkmış vize soruları cevapları indir aofforum alıntıları açıkögretim cıkmış final soruları
Ticaret Hukuku
Menşe ve mahreç işaretleri ticaret unvanıdır.
Ticaret siciline tescilin ve ilanın üçüncü kişilerin sübjektif iyiniyetini kaldırması tescilin olumlu etkisinin sonucudur.
Ticari defter tutmak zorunda olanlar: Anonim şirket, ticari işletme işleten dernek, kollektif şirket, limited şirket. Esnaf ise ticari defter tutmak zorunda değildir.
Karar defterini tüzel kişi tacirler tutar.
Haksız rekabetin unsurları: Aldatıcı davranışın varlığı, Rekabet hakkının kötüye kullanılması, İktisadi rekabetin varlığı, Aldatıcı davranıştan başka surette iyiniyet kurallarına aykırılık.
Ticari işletmenin devri iyiniyetli üçüncü şahıslara ve alacaklılara karşı tescil ve ilandan itibaren hüküm ifade eder.
Komisyoncunun borç ve yükümleri: Özen gösterme ve talimata uyma, Hesap verme, Müvekkilin çıkarlarını koruma, İhbar etme
Cari hesapta iki süreyi birbirinden ayırt etmek gerekir. Bunlardan biri hesap devresidir. Diğeri ise anlaşma süresidir.
Ortak sayısının üst sınırı kanunla sınırlandırılan ortaklık tipi Limited ortaklıktır.
Kollektif ortaklıklarda itiraz hakkı yönetim hakkına sahip ortaklara aittir.
Kollektif ortaklıkta, sermaye borcunu ifa etmeyen ortaktan tazminat talep edilebilmesi için ortağa ihtar yapılmış olması aranır.
Anonim ortaklıkta yönetim kurulu üyelerine her toplantı günü için ödenen ücrete huzur hakkı denir.
Anonim ortaklıkta, denetçiler ortaklığın ciddi tehlikelerle karşılaştığını gösteren belirtiler olduğunda genel kurulu olağanüstü toplantıya çağırabilirler.
Komanditer ortağın olağanüstü denetleme hakkına ilişkin doğru ifadeler: Önemli sebeplerin varlığı halinde kullanılır. Ancak somut bir iş için kullanılır. Kullanılabilmesi için dava açılması gerekir. Sürekli nitelikte değildir.
Türk hukukuna göre çıkartılması mümkün olan tahviller: Primli, İkramiyeli, Teminatlı, Pay senediyle değiştirilebilir tahvil.
Kollektif ortaklıklarda , ortaklığı temsil etme yetkisinin sınırlandırılmasının iyiniyet sahibi kişilere karşı geçerli olması için sınırlandırma ticaret siciline tescil ve ilan edilmeli.
Kollektif ortaklığın rızai temsilcileri: Ticari mümessiller, Ticari işler tellalı, Komisyoncular, Ticari vekiller
Nama yazılı tahviller alacağın temliki hükümlerine göre devredilebilir.
Emre yazılı ödeme vaadine Poliçe ile ilgili hükümler uygulanır.
Bir limited ortaklığın ortak sayısının yirmiden fazla olması halinde genel kurul toplantılarında anonim ortaklığa ait kurallar uygulanır.
Görüldüğünden belli bir süre sonra ödenecek poliçelerde ibraz süresi 1 yıldır.
Limited ortaklıklarda, ortaklık sözleşmesinde aksine bir hüküm yoksa, müdür sıfatına kanunen ortakların tümü sahip olur.
Çekte sorumlulardan birisinin kendisine karşı sorumlu olanlara karşı açacağı davanın zamanaşımı süresi, çeki ödediği tarihten itibaren 6 aydır.
Mükerrer sigortanın amacı sigortacılara güveni arttırmak.
Kıymetli evrakın özellikleri: Kıymetli evrakın içerdiği hakkın başkasına devredilebilmesi. Kıymetli evrak tiplerinin kanunda sınırlayıcı olarak sayılmış olması. Soyutluk ilkesinin yürürlükte olması. Hakla senet arasında kuvvetli bir bağın var olması.
Hayat sigortalarında lehtarın özelliği akde taraf olmamasıdır.
Sigortanın yararları: Milli kaynakları koruması, Tasarruf sağlaması, Güvenlik sağlaması, Kapital sağlaması.
Makbuz senedi bir emtia senedidir.
Maliki olduğu bir deniz gemisini deniz ticaretinde kullanan kişiye donatan denir.
Makbuz senedine, makbuz senediyle birlikte Varant devredilirse beyaz ciro yapılabilir.
Sigortacının iç teşkilatında yer alan servisler: Muhasebe, Hukuk, Reasürans, Hasar
Müşterek avarya paylaşmasını tespit eden belgeye dispeç denir.
Sigortacı, sigorta ettirenin haklarına riziko gerçekleşince halef olur.
Sigorta hukukuna ilişkin başlıca kanunlar: Kooperatifler kanunu, Mükerrer Sigorta İnhisarı Hakkında Kanun, Trafik kanunu, Türk Ticaret kanunu.
Derneklerin malı olan gemiler yönetim kurulunu oluşturan kişilerin çoğunluğunun Türk vatandaşı olması koşuluyla Türk gemisi sayılırlar.
Kalıcı Bağlantı
Yorum yaz
naçıkögretim 1.sınıf ders notları ders özetleri açıkögretim 1.sınıf kamu yönetimi ders notları ders özetleri indir yükle cıkmış ara sınav soruları cvpları cıkmış vize soruları cevapları indir aofforum alıntıları açıkögretim cıkmış final soruları
ÜNİTE 10 – KOLLEKTİF ORTAKLIKTA ORTAKLAR ARASINDAKİ İLİŞKİLER Ortakların Hak ve Borçları Yönetim Hakkı; Kollektif ortaklığın üçüncü kişilerle işleme girişmeden düşünmesi ve karar almasına denir. Kollektif ortaklıklar üçüncü kişilere karşı temsilcilerinin beyanları ile bağlı olur. Beyanlar ortakların iradesine aykırı olsa bile bu üçüncü kişileri etkilemez. Yönetim hakkının sahibi ortaktır. Ortağın bu ortaklığı yönetmesi hem bir hak hem de bir borçtur. Ortaklık sözleşmesi ile yönetim hakkı, ortaklardan birisine veya bir kaçına verilmiş olabilir. Ancak yönetim hakkı bulunmayan bir ortak da üçüncü kişilere karşı işlemlerinden dolayı sorumludur. Ortaklık sözleşmesinde yönetim hakkının kimde olduğu belirtilmemiş ise her ortak yönetim hakkına sahiptir. Yönetim hakkı sınırı olarak öncelikle geçerli olan ortaklık sözleşmesidir. Yönetim hakkının içeriği ve sınırı ortaklık sözleşmesinde serbestçe belirlenebilir. Yönetim hakkı sınırı Olağan iş kapsamına giren her konuda yönetim hakkına sahip ortaklar, karar alma yetkisine sahiptir. Ancak olağanüstü işlemlerde bütün ortaklar oybirliği ile karar alırlar. Ortaklığı yönetenler, ortaklık çıkarlarına uygun gördükleri takdirde, sulh, feragat, kabul ve tahkim kararı da alabilirler. Sulh: Usul hukukunda tarafların kendi istekleriyle taleplerinden vazgeçmeleri, belli bir konuda uyuşmalarıdır. Feragat: Usul hukukunda taraflardan birinin talebinden vazgeçmesidir. Tahkim: Usul hukukunda uyuşmazlıkların hakim yerine hakem tarafından çözülmesidir. Kabul: Usul hukukunda taraflardan birinin, diğerinin talebini benimsemesidir. İtiraz Hakkı; Yönetim hakkına sahip bir ortak, diğer yönetim hakkına sahip ortağın yaptığı işlemin ortaklık yararına olmadığını beyan ederek, işlemin üçüncü kişi ile yapılmasını önleyebilir. Bu itiraz hakkıdır ve olağan işlemlerde söz konusudur. Ancak itiraz hakkı işlemin üçüncü kişilerle henüz yapılmadığı zamanlarda kullanılmalı, çünkü işlem gerçekleşirse bu hak düşer. İtiraz hakkı kullanıldığında işlem durur ve konu kurula gelir. Kurulda oy çoğunluğu işlemin yapılıp yapılmamasına karar verir. Sadece yönetim hakkı olanların itiraz hakkı vardır. Oy ve Karar; Hukuki açıdan oy, bir önerinin leh veya aleyhinde karar alınmasını sağlamak veya kararın doğumuna engel olunmak için iradenin açıklanmasıdır. Karar açıklanıncaya kadar ortak verdiği oydan geri dönebilir. İrade Bozukluğu; İrade ile iradenin açıklanması arasında istenmeyerek veya dış etkenler altında meydana gelen uygunsuzluktur. Karar alındıktan sonra oy işlemi sadece iradeyi bozan hata, hile tehdit gibi sebeplerden iptal edilebilir. Alınan kararlar yasa uyarınca bir karar defterine geçirilir. Oy şahsen verilir. Ancak ortaklık sözleşmesinde aksi hüküm olmadıkça, temsilci ortak yerine oy kullanabilir. Denetleme hakkı; her ortaklığın iş ve işlemlerini inceleme ve denetleme hakkı vardır. Ortak sıfatı doğduğu andan itibaren her ortak denetleme yetkisine sahip olur. Denetleme hakkının kapsamı • Ortaklık işlerinin gidişi hakkında bilgi edinmek • Ortaklığın evrak ve işlerini incelemek • Kendisi için ortaklığın mali durumunu gösterir bir hesap belgesi düzenlenmesini istemek. Denetleme hakkını kullanma biçimi; Denetleme hakkı bizzat ortak tarafından kullanılır. Ortak küçük ya da kısıtlı ise yasal temsilci ya da uzmanlık gerektiren konularda bir uzman denetim yapabilir. Sadakat Borcu; Ortaklar birbirine sadakatle yükümlüdür. Sadakat borcuna aykırılığın yaptırımı ortaklığın feshi veya ortaklıktan çıkarımdır. Rekabet Yasağı; TTK’na göre ortakların birbiriyle rekabet etmesi yasaktır. Ancak rekabet yasağı ortaklık sözleşmesi ile kaldırılabilir, hafifleştirilebilir veya ağırlaştırılabilir. Ağırlaştırma halinde sınır ortağın kişilik haklarıdır. Kanunda düzenlenen rekabet yasağının kapsamı, ortaklığın fiilen yaptığı ticari işlerdir. Rekabet yasağı, yer bakımından, ortaklığın iş ve çıkar çevresi ile sınırlıdır. Rekabet yasağı kapsamına giren işler; Bir ortak, ortağı bulunduğu Kollektif ortaklığın yaptığı türden bir işi; • Kendi ad ve hesabına yapamaz. • Başkası hesabına yapamaz. • Aynı tür işlerle uğraşan bir ortaklığa sınırsız sorumlu ortak olarak giremez. • Bu işleri kendi hesabına başkalarına da yaptıramaz. Rekabet yasağına aykırılığın yaptırımı, diğer ortaklara ortaklığın feshini isteme hakkının verilmesidir. Ortaklığa tanınan olanaklar • Ortaklık, rekabet yasağına aykırı hareket eden ortaktan giderim isteyebilir. • Ortağın kendi hesabına yaptırdığı işleri, ortaklık hesabına yapılmış sayabilir. • İş, ortak tarafından üçüncü kişilerin hesabına yapılmış ise, ortağın bundan edindiği karşılığın ortaklığa bırakılmasını isteyebilir. • Rekabet yasağına aykırı hareket eden ortak, ortaklıktan çıkartılabilir. Zaman aşımı; Rekabet yasağına aykırı davranmaktan doğan talep hakkı, yasağa aykırılığın öğrenildiği anda 3 ay ve her halde işlemin yapıldığı tarihten itibaren 1 yıl içinde zaman aşımına uğrar. Fesih: Ortadan kaldırmadır. İnfisah: Kendiliğinden ortadan kalkmadır. Rekabet yasağının son bulma halleri • Ortak sıfatının son bulması • Ortaklığın feshi • Ortaklığın infisahı Her ortak kendi işlerinde gösterdiği özeni ortaklıkta da göstermekle yükümlüdür. Ortakların eşitliği ilkesi; Ortaklar yönetimde, temsilde, kar ve zarardan pay almada birbirleri ile eşittirler. Ortak sıfatının kişiselliği; Ortaklar arasındaki kişisel nitelikteki hak ve borçlar başkasına devredilemez. Ancak, ortağın, ortaklıktan bağımsız bir alacağı varsa bu durumda üçüncü kişilere devredilebilir. ORTAKLARIN PARASAL NİTELİKTEKİ HAK VE BORÇLARI • Sermaye borcu • Katılma payı Ortakların koydukları sermayenin cinsi ve miktarı serbesttir. Sermaye borcu, ortaklık tüzel kişilik kazandığı anda muaccel olur. Ortaklığın yetkili temsilcisi bu borcunu talep edebilir. Mülkiyet karinesi; Bir mal veya bir hakkın kullanma hakkı da sermaye olabilir. Sermaye olarak mal, ortaklığa devredilmişse, bu mallar üzerindeki hakların ortaklığa ait olması hakkında karine mevcuttur. Bu karine mülkiyet karinesidir. Mülkiyetin Nakli; Sermaye borcu, bazen ortağın bir alacağını ortaklığa devretmesi ile de ödenebilir. Bu alacağın temliki (alacaklının borçlusundan alacağını 3. kişiye devretmesi ) ile mümkündür. Alacak tahsil edilmedikçe, ortağın sermaye koyma borcu bitmez. Sermaye borcu süresinde ya da gereği gibi yerine getirilmezse ortak, ortaklığın zararını öder. Sermaye borcunu hiç ödemezse fesih sebebi doğar yada ortaklıktan çıkarılır. Sermaye borcu para ise, ortaklık borcunun muaccel kazandığı andan itibaren faiz isteme hakkı kazanır. Sermaye borcu (para, mal farketmez) gecikirse, faizin yanında bir de gecikme giderimi istenebilir. Ortaklıktan çıkarılma, borcunu yerine getirmeyen ortak hariç diğerlerinin oy çoğunluğu ile alınır. Ortaklığın infisah etmesi; Sermaye borcunun yerine getirilmesi olanaksızlaşmış ise ortaklık infisah eder. (kendiliğinden kalkar.) Katılma payı; Ortağın, ortaklığa karşı sahip olduğu parasal hakların tümünü içerir. Katılma payının ortaklığa sağladığı haklar iki grupta toplanır: • Ortaklığın devamı süresince gerçekleşen kar, ücret, sermaye faizi gibi talepler • Ortaklığın fesih ve tasfiyesi veya ortağın ortaklıktan ayrılması şartına bağlı tasfiye payını talep Ortaklığın devamı süresince Ortağın katılma payından doğan parasal nitelikteki hakları Kar ve Zarar; Ortaklar, kar ve zarar paylarını ortaklık sözleşmesinde diledikleri gibi kararlaştırırlar. Sözleşmede kar ve zarar oranı hakkında hüküm yoksa, ortaklar, koydukları sermaye kadar sorumludur ve kar ve zarara eşit oranda katılırlar. Kar ve zarar, ortakların ilk ve son tarihteki mal varlığının kararlaştırılması ile belirlenir. Karı talep hakkı; Kar doğrudan doğruya çekilemez, zararın kapatılmasına özgülenir. Ancak daha önceki yıllarda zarar bile olsa, ortaklar alacakları toplu bir karar ile tüm karı çekebilir. Kar saptandıktan sonra çekilmezse, ortağın ortaklıktan bir alacağı olarak kalır. Zararı karşılama; Ortaklık zarar etmiş olsa dahi, ortaklar oy birliği ile karar almadıkça zararı karşılamaya zorlanamaz. Ücret, faiz ve diğer talepler; Sözleşmede tersi bir hüküm olmadıkça, ortaklar, kişisel emeklerinden dolayı ücret isteyemez ve koyduğu sermayeye karşılık faiz alamaz. Tasfiye payı; Ortaklığın tasfiyesi sonucu, tasfiye bakiyesi üzerinde ortağın talep hakkına tasfiye payı denir. Sözleşmede tasfiye payının dağıtımı istenildiği gibi serbestçe düzenlenir. Tasfiye sonucu elde edilen bakiye, ortakların ortaklığa koyduğu sermayeler ile gerçekleşen, fakat zamanında dağıtılmayan kar veya karşılanmayan zararın toplamından ibarettir. Bu durumda her ortak ortaklığa koyduğu sermayeyi geri alır. |
| |
Kalıcı Bağlantı
Yorum yaz
açıkögretim 1.sınıf ders notları ders özetleri açıkögretim 1.sınıf kamu yönetimi ders notları ders özetleri indir yükle cıkmış ara sınav soruları cvpları cıkmış vize soruları cevapları indir aofforum alıntıları açıkögretim cıkmış final soruları
ÜNİTE 8 – CARİ HESAP
Aralarında devamlı ilişki bulunan iki kişi arasında alıcı ve satıcı sıfatları sık sık yer değiştirebilir. Bu gibi durumlarda alacakları takas etmek, belki gereksiz ödemelerin önüne geçebilecektir. İşte ekonomik yönden cari hesap nakit para dolaşımını önleyen özel bir takas rejimidir. Bu rejimde taraflar alacaklarını karşılıklı olarak tek tek istemekten vazgeçip, bunları ortak bir hesaba kalem kalem kaydederler. Belirli süreler sonunda –ki bunlara hesap devresi denir- kaydedilen bu alacaklar takas edilir ve bakiye saptanır.
Takas: Karşılıklı, birbirine benzer ve muaccel olan iki alacağın (borcun) denkleştikleri oranda sona ermesidir.
Cari hesap: İki kimsenin para, hizmet ve diğer hususlardan dolayı birbirlerindeki alacakları ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçip bunları kalem kalem borç ve alacak şekline çevirerek, hesabın kesilmesinde çıkacak bakiyeyi isteyebileceklerine dair bulunan anlaşmadır.
Cari hesap sözleşmesinin yazılı bir şekilde yapılması şarttır. Burada yazılı şekil geçerlilik şartıdır. Yani yazılı şekilde yapılmazsa hüküm ifade etmez.
Geçerlilik Şekli; Bir hukuki işlem kanunlarda öngörülen şekle uygun olarak yapılmadıkça geçerli olmayacak ise bu şekle geçerlilik şekli adı verilir.
Kambiyo Senedi; Poliçe, bono ve çekten oluşan ticari senetler için kullanılan bir diğer addır.
Paradan başka vadesi geldiğinde tahsil edilmesi koşuluyla kambiyo senetleri de (çek, poliçe, bono) cari hesaba geçirilebilir.
Cari hesaba geçirilmeyenler
• Takası olanaklı olmayan alacaklar
• Belli bir yere sarfedilmek veya emre amade tutulmak üzere teslim olunan para ve mallardan doğan alacaklar.
Alacağın yenilenmesi (yenilenme) : Eski borcun ortadan kalkması amacıyla yeni bir borç ilişkisinin kurulmasıdır. Yenileme de borçlu, alacaklı ile anlaşarak eski borcun yerine yeni bir borç altına girmekte, alacaklı da eski alacağından vazgeçerek yeni bir alacak kazanmaktadır.
Cari hesabın bölünmezliği, üçüncü kişilere devrinin olmamasıdır.
Cari hesapta takas; her hesap devresi sonunda, borç kalemleri ve alacak kalemlerinin tutarlarının karşılaştırılıp, yeni devreye ilk kalem olarak yazılması ile olur.
Cari hesapta faiz; Cari hesaba geçirilen kalemler için faiz işler. Bu faiz borç ve alacak kalemleri için farklı olabilir. Taraflar, üç aydan az olmamak üzere, devreler saptayıp, her devre sonucu oluşan faizin, yeni kalem olarak cari hesaba alınmasını kararlaştırabilirler.
Cari Hesapta zaman aşımı; Hesap hataları, haksız olarak cari hesaba geçirilmiş kalemler, ikinci kez yapılan kayıtlara ilişkin davalar cari hesap sözleşmesinin sona erdiği tarihten 5 yıl sonra zaman aşımına uğrar.
Cari hesapta anlaşma süresi; cari hesap sözleşmesi süre belirterek, ya da süresiz yapılabilir. Cari hesap sözleşmesi boyunca borçlu-alacaklı ilişkisi olmaz. Bu ilişki sadece anlaşmanın sona ermesi ile gerçekleşir ve alacaklı alacağını talep edebilir.
Hesap devresi; Belirli devreler sonunda borç-alacak farkı belirlenir ve devreye tek kalem olarak geçirilir.
Hesap devresi günü sözleşmede belirtilmemiş ise 31 Aralık olarak kabul edilir.
Cari hesap anlaşması sonunda hesaplanan bakiyeyi taraflardan biri kabul etmezse 1 ay içerisinde noter, taahütlü mektup ya da telgraf aracılığı ile itirazda bulunmalıdır.
Cari hesap sözleşmesini sona erdiren haller
• Taraflardan birinin feshi ile
• Taraflardan birinin iflası ile
• Taraflardan biri ölür ya da kısıtlanırsa her iki taraf halefleri 10 gün önceden haber vererek feshedebilirler
• Taraflardan birine haciz gelirse, haciz gelen taraf 15 gün içinde haczi kaldırmalıdır. Yoksa diğer taraf sözleşmeyi feshedebilir.
ÜNİTE 9 – ORTAKLIK KAVRAMI VE KOLLEKTİF ORTAKLIK
Kanunumuzda ticaret şirketleri başlığı altında ticaret ortaklıkları; Kollektif, adi komandit, anonim, sermayesi paylara bölünmüş komandit, kooperatif ve limited ortaklıklar düzenlenmiştir.
Ticaret Ortaklıkları
• Kollektif
• Komandit
• Anonim
• Limited
Ticaret ortaklıkları tüzel kişiliğe sahiptir. Adi ortaklıkların tüzel kişiliği yoktur. Bunlar adi şirketler olarak borçlar kanunumuzda düzenlenmiştir.
Sözleşme: Birden fazla kişinin bir hukuki ilişki kurmak veya mevcut bir hukuki ilişkiyi değiştirmek ya da ortadan kaldırmak üzere karşılıklı ve birbirine uygun iradelerini beyan etmeleridir.
Ortaklık sözleşmesinin unsurları
• Ortaklık iki veya daha fazla kişi arasında yapılan bir sözleşmedir. Ancak anonim ve sermayesi paylara bölünmüş komandit ortaklıklar için en az 5 kişinin varlığı şarttır. Limited ortaklıklar en fazla 50 kişidir.
• Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenen ticaret ortaklıklarının tümünün kuruluşu yazılı şekle ve imzaların noterce onaylanmasına bağlıdır.
• İki taraflı sözleşmelerde, tarafların amaç ve çıkarları birbirine karşıttır. Oysa ortaklık sözleşmesinde tarafların çıkar ve amaçları ortaktır.
• İki taraflı sözleşmelerde, tarafların edimleri arasında az çok bir eşitlik olması gerekir. Oysa ortaklık sözleşmesinde tarafların edimleri arasında eşitlik yoktur.
Edim: Bir borç ilişkisinde alacaklının isteyebileceği ve borçlunun yapmak zorunda olduğu davranıştır.
• Ortaklık sözleşmesinde edimler, ortak amacın elde edilmesine özgülenir, iki taraflı sözleşmelerde bir tarafın yaptığı edim, diğer tarafın mülkiyetine geçer.
• Ortaklık sözleşmesi süreklidir, diğer sözleşmelerin çoğu sürekli değildir.
• Ortaklık sözleşmesi sonucu kurulan ortaklık, üçüncü kişilerle taraflarından bağımsız olarak ilişkiler kurar, haklar kazanır, borçlar yüklenir. Diğer sözleşmelerde böyle bir durum yoktur.
Gerçek ve tüzel kişilerin sahip oldukları bir ortaklıkta taraf olma hakkının kullanılması medeni kanun hükümlerine tabidir.
Ortaklık sözleşmesinin amacı kazanç sağlamak ve bunu ortaklarla paylaşmaktır.
Say: Emek. Ortaklıklarda sermaye payı olarak emek, ortağın çalışmasını ortaklık işlerine özgülemesi ve mesleki bilgilerini ortaklık emrine vermesi anlamına gelir.
Her türlü iktisadi değer ortaklığa sermaye olarak katılabilir. Ortaklık sözleşmesinde konulacak sermaye belirlenmemişse B.K’ na göre sermaye yükümleri eşit olmalıdır.
Ortaklık Sözleşmesi: Ortaklık, iki veya daha çok kişinin, kazanç sağlamak ve bunu paylaşmak niyet ve amacı ile ekonomik ve mali yarar sağlayan ve bu amacın gerçekleşmesine yeterli edimlerini bir araya getirip, bu amaca özgüleyerek kurdukları çok taraflı bir sözleşmedir.
Tüzel kişilik; Ticaret Ortaklıkları tüzel kişiliği ticaret siciline tescil anında kazanırlar. Donatma iştiraki ve adi ortaklığın tüzel kişiliği yoktur.
Sınırlı Ehliyet; Ticaret ortaklıkları hak ve ehliyetlerini sözleşmeli bir işletmenin varlığı ile kazanır.
Kollektif Ortaklık; gerçek kişiler arasında kurulan ortaklık borç ve yükümlülüklerinden dolayı ortakların sorumu sınırsız ve zincirleme olan bir ortaklık olarak tanımlanabilir.
Kollektif Ortaklığın Unsurları
• Ticari işletme olması
• Ticaret unvanı olması
• Ortakların gerçek kişi olması
• Ortakların sınırsız sorumlu olması ;Bu ortaklığın üçüncü kişilere karşı üstlendiği borç ve yükümlerden, neden olduğu haksız fiillerden, ortakların tüm mal varlıkları ile sınırsız ve zincirleme sorumlu olmalarıdır.
• Tüzel kişiliğe sahip olması
Kollektif ortaklıklara sırasıyla uygulanacak hükümler
1- Emredici hükümler
2- Ortaklık sözleşmesi hükümleri
3- Ticaret kanununun Kollektif ortaklıklara özgü ikinci fasıl hükümleri
4- Ticaret kanununun ticaret ortaklıklarına ilişkin genel hükümleri
5- Adi ortaklık hükümleri
6- Ticari hükümler
7- Ticari örf ve adet
8- Genel hükümler
Emredici Kural: Kanun, tüzük veya yönetmeliklerde yazılı olup, uyulması zorunlu kurallardır. Kişiler bu kuralları iradeleri ile değiştiremez.
Kollektif ortaklık sözleşmesi, yazılı olmalı ve imzalar noterce onanmalıdır. Bu sağlanmazsa adi ortaklık hükümlerine tabi olur.
Kollektif oraklıklara ancak gerçek kişiler ortak olur.
Kollektif ortaklık sözleşmesi TTK m.155’te sayılan hususları zorunlu olarak içermelidir. Kanuna aykırı olmamak kaydıyla başka hükümler eklenebilir.
Kollektif Ortaklık sözleşmesinde bulunması zorunlu hususlar
• Ortakların ad ve soyadları, yerleşim yerleri ve uyrukları
• Sözleşmede mutlaka geçmesi gereken Kollektif sözcüğü
• Ortaklık merkezi ve ortakların ticaret unvanları (merkez nerdeyse ortaklığın uyruğu orasıdır. Tüm davalar merkezin bulunduğu yerdeki mahkemelerde açılabilir.)
• Ortaklığın (ticari işletmenin) konusu belirtilmelidir.
• Ortakların koyduğu sermayenin ve miktarının belirtilmesi gereklidir.
Not: Sermaye koyma açısından en serbest olan ortaklık Kollektif ortaklıktır. Ortaklığa sermaye olarak para, alacak, kıymetli evrak, marka, taşınmaz mal, emek, ticari itibar, ticari işletme konulabilir. Sermaye miktarı açısından bir eşitlik aranmaz.
• Ortakların yalnız başlarına mı yoksa birlikte mi imza koyacakları belirtilmelidir.
Kollektif ortaklıklar tüzel kişiliğini ticaret siciline tescil ile kazanır. Tescil talebi, ortaklık merkezinin bulunduğu yer ticaret sicili memurluğuna, ortaklığı kuranlar tarafından, sözleşmenin düzenlenmesinden itibaren 15 gün içinde yapılır. Tescil edilen ortaklık Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde ilan edilir.
Kuruluş işlemlerinde eksiklikler olursa Kollektif ortaklık değil adi ortaklık sayılır. Ancak ortaklar her türlü sorunda doğrudan doğruya ve zincirleme sorumludurlar.
Kalıcı Bağlantı
Yorum yaz
açıkögretim 1.sınıf ders notları ders özetleri açıkögretim 1.sınıf kamu yönetimi ders notları ders özetleri indir yükle cıkmış ara sınav soruları cvpları cıkmış vize soruları cevapları indir aofforum alıntıları açıkögretim cıkmış final soruları
ÜNİTE 6 – TİCARİ DEFTERLER
Ticari defterler, ticaret kanununda düzenlenmiştir.
Ticari defter tutmak, tacir için hem sorumluluk hem de bir ihtiyaçtır.
Ticari Defter Tutmanın Faydaları;
• Ticari defterler verginin doğru bir şekilde saptanmasını sağlar.
• Kanıt olarak önem taşır.
• İflas halinde tacirin taksirli veya müflis olup olmadığını saptamaya yarar.
Müflis: Mahkemece hakkında iflas kararı verilen kişidir.
Defter tutma yükümü, tacir sıfatının doğduğu anda başlar, bu sıfatın yitirilmesi ile sona erer. Ancak bu sıfat sona erse dahi, tutulan defterler 10 yıl saklanmalıdır.
Defter tutma yükümünü, tacir gruplarına göre ayrı ayrı ele almak gerekir.
Gerçek Kişi Tacirlerin Defter Tutma Zorunu:
Tutulması Zorunlu Defterler ve İsteğe Bağlı (ihtiyari) Defterler olmak üzere 2’ye ayrılmıştır. Tacirler, işletmenin nitelik ve öneminin gerektirdiği tüm defterleri tutmakla yükümlüdürler.
Kanunda İsmen Sayılmış (Onamaya tabi) Defterler
• Büyük Defter
• Yevmiye Defteri
• Envanter ve Bilanço Defteri
Bu defterler noterce veya ticaret sicili memurunca onaylanması gerekli olduğundan bu üç defter, onamaya tabi defterlerdir.
Kanunda İsmen Sayılmayan (Beyana Tabi) Defterler
Tacir, yukarıdaki 3 defterden başka, isteğe bağlı olarak kendisine gereken defterleri de tutabilir. Ek tuttuğu defterleri her yılbaşında ticaret siciline beyan eder. Bu nedenle bunlar beyana tabi defterlerdir. Bu nedenle bunlar beyana tabi defterlerdir. Örneğin; Senetler Defteri, Stok Defteri
Özel Hükümlere Göre Tutulması Zorunlu Defterler
Kanun, bazı mesleklerde bazı özel defterlerin tutulmasını emreder. Örneğin; tellalların tutmak zorunda olduğu Tellal Günlük Defteri.
Saklanması Gerekli Evrak
Ticari işletme ile ilgili belgeler; tacirlerin ticari işletmeleri ile ilgili işler dolayısıyla aldıkları mektup, yazı, telgraf, fatura, senet gibi belge ve kağıtlarla, mahkeme ilamları gibi belgelerdir.
Gerçek Kişi Tacirlerin Tutmakla Yükümlü Oldukları Defterler
• Onamaya tabi defterler
• Beyana tabi defterler
• Özel Hükümlere göre tutulması zorunlu defterler
İsteğe Bağlı Defterler
Tacir, tutmakla yükümlü olduğu defterlerden başka defterler de tutabilir. Bu defterdeki kayıtların kanıt niteliği taşıması için ticaret siciline kaydı gereklidir. Ancak İsteğe bağlı defterlerin kanunen geçerli olabilmesinin bir diğer koşulu da, zorunlu defterlerin tümünün tutulmuş olmasıdır. İsteğe bağlı defterlere örnek olarak; Alacak Defteri, Borç Defteri gösterilebilir.
Tüzel kişi tacirlerin kanunen tutmak zorunda olduğu defterler; Yevmiye Defteri, Büyük Defter (Defteri Kebir) ve Envanter Defteri’dir.
DEFTER TUTMA USULÜ
Defterler usulüne uygun olarak tutulmamış ise, özellikle ispat hukuku yönünden tacir, bazı yaptırımlarla karşılaşabileceği gibi, iflas halinde taksirli müflis sayılabilir.
Taksirli Müflis; Kusuru nedeniyle iflas etmiş kişidir. TTK’ da öngörülen defterleri tutmama, kusurlu hareket olarak kabul edilmektedir.
Kanunda ismen bulunan tutulması zorunlu defterlerin açılışları noterce onaylanmalı, beyana tabi defterlerde iki nüsha beyanname ile ticaret siciline, her yılbaşında beyan edilmeli ve onaylanmalıdır.
Onama; Sicil memuru veya noter defterlerin kaç sayfadan ibaret bulunduğunu ilk ve son sayfaya yazarak resmi mühür ve imzası ile tasdik eder. Noterce tasdik edilen defterlerin mahiyet ve adetleri ve bunların kime ait olduğu en geç yedi gün içinde ilgili ticaret sicil memurluğuna bildirilir.
• Şirketlerin kullanılması zorunlu olan defterleri, vergi usul kanununun defterlerin tasdikine ilişkin hükümlerine göre tasdik olunur.
• Onamaya tabi defterlerin bazıları takvim veya iş yılı sonunda kapanış onamasına tabidir.
• Günlük Defterin, Ocak ayı sonuna kadar, Envanter Defterinin, iş yılını izleyen 3 ayın sonuna kadar, kapatılıp onanması gereklidir.
• Günlük Defter yıl içerisinde dolarsa, dolduğu tarihten itibaren en geç 10 gün içerisinde noterce kapanış onaması yapılması gerekir.
• Büyük Defterin kapanış onaması yoktur.
Beyan; Defterlerin her birinin türü, niteliği ve sayfa sayısı belirtilerek her yılbaşında, iki nüsha beyanname ile ticaret siciline beyan edilmeleri, usulüne uygun tutulmuş olmasını sağlar. Sicil memuru, beyannamenin bir nüshasını tacirin sicil dosyasına koyar, diğerini onaylayarak tacire geri verir.
DEFTERLERE GEÇİRİLECEK KAYITLAR
Yasamıza göre tacirler kendilerine en uygun gelen muhasebe sistemini seçmekte serbesttirler.
Ticari defterlere geçirilecek kayıtların dili Türkçe, işletme hesabı TL cinsinden olmalıdır.
Günlük Defter (yevmiye defteri) ; Belgelerden elde edilir. Kaydı gereken işlemler oluştuklarından itibaren 10 gün içinde yevmiye defterine geçirilmelidir.
Büyük Defter; Kayıtlar Yevmiye Defterinden, Büyük Deftere aktarılır. Buraya geçirilecek kayıtlar için bir süre yoktur.
Envanter Defteri; Envanter Defterine, işletmenin açılış gününde ve bundan sonraki her iş yılı sonunda çıkarılan envanter ve bilançoları kayıt olunur.
Karar Defteri; Karar defterini, tüzel kişi tacirler tutar. Bu deftere ortaklık organlarının yönetim haklarını kullanırken aldıkları kararlar geçirilir.
Özel Hükümlere Göre Tutulması Zorunlu Defterler; Hükümdeki kayıt ve şartlar uyarınca yapılması gereklidir. Örneğin, tellalın tutacağı Tellal Günlük Defteri’ne kayıtlar günü gününe geçirilmelidir.
İsteğe Bağlı Defterler; tacir bu defterleri, dilediği sistemle tutabilir.
TİCARİ DEFTERLERİN KANIT KUVVETİ
Anlaşmazlığın Niteliği; Taraflardan birisi tacir değil veya anlaşmazlık bir taraf için ticari iş niteliğinde değilse, ticari defterler Ticaret Kanunu anlamında kanıt niteliği kazanmaz.
Kanıt: Uyuşmazlığa yol açan eylem veya hukuki olayın ispatı için kullanılmasına usul hukukunun izin verdiği her türlü şeydir.
Ticari defterlerin sahibi lehine kanıt olabilmeleri için, usulüne uygun tutulmuş olması ve tüm kayıtların birbirini doğruluyor olması gerekir.
Ticari defterlerin sahibi aleyhine kanıt olabilmesi için; Bir kimsenin kendi hazırladığı belge veya yazının kendi aleyhine kanıt olarak kullanılması, usul hukuku kurallarına uygundur. Sadece onamanın yapılması yeterlidir.
Defterler usulüne uygun tutulmadığı takdirde sadece aleyhine olan kayıtlar dikkate alınır, lehine olan kayıtlara bakılmaz.
TİCARİ DEFTERLERİN TESLİM VE İBRAZI
Teslim (mahkeme emri ile); ticari defterlerin ve ilgili belgelerin tamamının, incelenme amacıyla mahkemeye verilmesi demektir. Çok ağır bir işlem olması nedeniyle ancak üç halde çıkan anlaşmazlıklarda kanunda öngörülmüştür. Bunlar; miras, iflas ve ortaklıktır.
İbraz; Ticari defterlerin kanıt kuvvetine sahip olduğu diğer anlaşmazlıklarda defterlerin tamamı teslim edilmez, sadece anlaşmazlık konusu kayıtların sureti çıkarılmak, veya sadece ilgili sayfalar üzerinde incelemeler yapılmak üzere defterler ibraz olunur.
Teslimi gereken haller dışında ibraz, tacir için zorunlu olamaz. Tacir isterse defterlerini ibraz eder, istemezse etmez.
Ticari Defterlerle kanıtlamada yemin; Ticari defterler yazılı kanıt niteliğinde olmakla beraber sahipleri lehine kanıt olacaklarsa, ayrıca bir yeminle kuvvetlendirilmeleri şarttır. İki tip yemin vardır. Tamamlayıcı Yemin, Kesin Yemin.
Tamamlayıcı Yemin: Ticari Defterlerin yazılı kanıt niteliğini kuvvetlendirmek için verilen yemindir.
Kesin Yemin: Hukuk davasında, taraflardan birinin asıl davanın çözümüne etkili olan bir eylemin ispatlanması için diğerine önerdiği yemindir.
TİCARİ DEFTERLERİN HİÇ VEYA GEREĞİ GİBİ TUTULMAMASININ YAPTIRIMI
Hukuki Yaptırım; Defterlerin sahibi lehine kanıt niteliğini yitirmesi, aleyhine kanıt olmasıdır.
Cezai Yaptırımlar; Para cezası, vergi cezaları, iflas halinde tacirin taksirli veya hileli müflis sayılması.
Hileli Müflis: İflasından önce veya sonra alacaklarını zarara sokmak kastıyla hileli işler yapan kimsedir.
DEFTERLERİN SAKLANMASI VE YİTİRİLMESİ
Tacir, tüm ticari defterlerini ve saklanması zorunlu evraklarını son kayıt tarihinden sonra 10 yıl süre ile saklamakla yükümlüdür.
Eğer doğal bir afetle, ticari defter ve belgelerini yitirmişse 15 gün içerisinde işletmesinin bulunduğu yerin ticaret mahkemesinden zayi belgesi verilmesini istemelidir.
Kalıcı Bağlantı
Yorum yaz
aof ticaret hukuku tüm üniteler ders notları HAKSIZ REKABET ders notları indir
açıkögretim 1.sınıf ders notları ders özetleri açıkögretim 1.sınıf kamu yönetimi ders notları ders özetleri indir yükle cıkmış ara sınav soruları cvpları cıkmış vize soruları cevapları indir aofforum alıntıları açıkögretim cıkmış final soruları
ÜNİTE 5 – HAKSIZ REKABET
Haksız Rekabet; Aldatıcı hareket veya iyi niyet kurallarına aykırı başka davranışlarla ekonomik rekabetin her türlü kötüye kullanımıdır.
Haksız rekabet hükümleri ile korunmak istenen Rekabet Hakkı’dır.
Bu tanımlamadan haksız rekabetin üç unsuru olduğu ortaya çıkar.
A) Ekonomik rekabet,
B) Aldatıcı davranış ve başkaca suretle dürüstlük kurallarına aykırı hareket,
C) Rekabet hakkının kötüye kullanılması.
Ekonomik Rekabet; ekonomik yaşamda müşteri çekmek için yapılan yarıştır.
Rekabet Hakkının Kötüye Kullanılması; sınırları dürüstlük kuralları ile belli olan rekabet özgürlüğünün sınırları aşılmış ise, burada kötüye kullanma vardır.
Aldatıcı Hareket ve Dürüstlük Kurallarına Aykırı Davranış; Rekabet bir haktır. Ancak kişilerin bu rekabette kullanacakları araçlar meşru olmalıdır. Rakibi kötülemek, müşteri çevresini aldatıcı davranışlarla kandırmak, haklarını ve borçlarını yerine getirirken dürüst olmamak gibi davranışlar meşru ve dürüst olmayan aldatıcı davranışlara örnektir.
Not: Haksız Rekabet hükümleri ile korunmak istenen Rekabet Hakkı’dır. Serbest rekabet hakkının sınırları Dürüstlük Kuralları ile belirlenmiştir.
Türk Ticaret Kanunumuza göre Özel Haksız Rekabet Halleri
• Başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, yanlış yanıltıcı ya da gereksiz yere incitici beyanlarla kötülemek.
• Başkasının ahlaki veya mali gücü hakkında gerçeğe aykırı bilgi vermek.
• Kendi kişisel durumu, malları, iş ürünleri veya ticari işleri hakkında yanlış veya yanıltıcı bilgiler vererek 3. kişiler karşısında kendisini rakiplerine oranla üstün duruma getirmek. Ör. Aldatıcı reklamlar.
• Yanlış unvan, meslek adı kullanmak. Derece, belge ya da ödül almadığı halde bunlara sahipmiş gibi göstermek.
• Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işletmesi ile karışıklık (iltibas) oluşturmaya çalışmak. Başkasının kullandığı ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma araçlarını kullanmak gibi.
• Üçüncü kişilerin yardımcılarını, vekillerini görevlerini ihlale yönlendirmek suretiyle onlara vaatlerde bulunarak haksız çıkar sağlamak veya onlara ticaret sırlarını açıklatmak.
• Elde ettiği veya öğrendiği üretim ve ticaret sırlarından dürüstlük kurallarına aykırı olarak haksız yerde yararlanmak ve bunları yaymak.
• 3. Kişileri mağdur edebilecek gerçeğe aykırı iyi niyet ve yeterlilik belgeleri vermek.
• Rekabet piyasasındaki kanun, tüzük, sözleşmelere, mesleki ya da yerel adetlere göre belirlenmiş iş hayatı koşullarına uymamak.
HAKSIZ REKABETİN SONUÇLARI
Haksız rekabet nedeni ile açılabilecek hukuk davaları
• Ortada bir haksız rekabetin olup olmadığını belirlemek için açılan Tespit Davası
• Haksız rekabetin durdurulması ve önlenmesi için açılan Önleme Davası
• Haksız rekabet sonucu doğan maddi durumun ortadan kalkması ve haksız rekabette yanlış ve yanıltıcı beyanlar yapılmışsa bunların düzeltilmesi için Düzeltme Davası
• Haksız rekabette bulunanın kusurlu olması halinde, uğranılan zararın giderimi amacını taşıyan Maddi Giderim (Tazminat) Davası
• Kanundaki koşullar gerçekleşmiş ise Manevi Giderim Davası
Davacı ve Davalı olma Ehliyeti
Davacı olma ehliyeti ; Haksız rekabet yüzünden müşterileri, kredisi, mesleki itibarı, ticari işletmesi ve diğer ekonomik çıkarları zarar gören veya böyle bir tehlike ile karşı karşıya kalan rakip, tüm haksız rekabet davalarını açabilir.
Müşterilerin dava açabilmeleri, ancak fiilen zarar görmüş olmaları ile mümkündür.
Haksız rekabete uğrayanların dahil oldukları mesleki birlikler ve odalar (Borsalar, Ticaret ve Sanayi Odaları gibi) üyelerinin karşılaştığı haksız rekabet nedeniyle tespit, önleme ve maddi durumun düzeltilmesi davlarını açabilirler.
Davalı Olma Ehliyeti; Davalı haksız rekabette bulunan rakiptir. Haksız rekabet eylemine dolaylı ya da dolaysız olarak katılan 3. kişilerde davalı olabilir.
İşçilerin gerçekleştirdiği haksız rekabete karşı açılan dava, işveren aleyhine açılır.
Haksız rekabet basın yoluyla işlenmiş ise, dava yazı sahibine ya da ilanı verene karşı açılır.
Haksız rekabet sonucu mahkemece verilen hüküm, davalı ve davacıya etkili olabildiği gibi 3. şahıslara karşı da etkilidir.
Haksız rekabet sonucu oluşan hüküm, davacının isteği üzerine, gideri davalıya ait olmak üzere ilan da ettirilebilir.
Haksız rekabet nedeniyle manevi tazminat davası açılabilmesi için, BK. m.49’daki koşulların gerçekleşmesi ve davalının kusurlu olması şarttır.
Zaman Aşımı; Kanunun belirlediği şartlar altında, belli bir zamanın geçmesi üzerine bir hak kazanma veya bir yükümlülükten kurtulma yoludur. Davaya hakkı olan tarafın aleyhine olan durumu öğrendikten sonra 1 yıl içinde dava açmaya hakkı vardır.
Ancak rekabeti meydana getiren durumun doğumundan itibaren 3 yıl geçmişse zaman aşımına uğramış demektir.
Haksız rekabete ilişkin cezai yaptırımlarda 1 yıla kadar hapis cezası verilebilir.
Kalıcı Bağlantı
Yorum yaz
« Önceki Yazılar :|: